h Dolar 7,4349 %0.99
h Euro 8,9679 %0.99
h Altın (Gr) 409,23 %-0,21%
h Bitcoin 377054 %5.0622
h Ethereum 11845.94 %2.97742
a Akşam Vakti 19:04
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir?

Abdülhak Hamit Tarhan Biyografisi

Tanzimat sonrası Türk Edebiyatı‘nın en ehemmiyetli adlarından olan Abdülhak Hamit Tarhan; Recaizade Mahmut Ekrem, Namık Kemal ve Ebüziyya Tevfik gibi adlar ile beraber yeni, batıya müteveccih Türk Edebiyatı’nın kurucularından oldu.
Abdülhak Hamit Tarhan, 2 Ocak 1852‘de İstanbul’da doğdu. Dededen gelen soylu bir ailenin çocuğu olan Abdülhak Hamit Tarhan’nın dedesi Abdülhak Molla, II. Mahmut ve Abdülmecit‘in doktoruydu. Babası Hayrullah Efendi ise tarihçi ve diplomattı.

Abdülhak Hamit Tarhan ilk eğitimine, Evliya Öğretmen, Behaeddin Öğretmen ve Tahsin Efendi gibi özel öğretmenlerden aldığı derslerle başladı. Ardından Bebek Köşk Kapısı’ndaki Mahalle Mektebi’ne ve daha sonra Rumelihisar Rüştisine gitti. 1863 senesinde henüz 11 yaşındayken abiyi Nasuhi Bey ile Paris‘e giderek eğitimine burada devam etti. Özel bir mektepte okuyan Abdülhak Hamit, bu sayede Fransızcasını geliştirdi. Babasının da Paris’e gelmesinden kısa bir zaman sonra 1865 senesinde İstanbul’a döndü. İstanbul’da Fransız Okulunn da Babıali’de çeviri odasında çalışıyordu.

1866 senesinde babasının İran‘a Tahran Büyükelçiliği’ne atama edilmesi suratından babasıyla İran’a gitti. Babası 1867 senesinde ölüm edene kadar burada kaldı. İstanbul’a döndükten sonra Maliye Mühimme Kalemi’ne girdi. Maliye Kalemi’nde yarıyıla edebiyat alanında damgasını vurmuş olan Recaizade Mahmut Ekrem ile tanışma fırsatı buldu. Bu yarıyıl Sami Paşa‘nın Hafız Divanı’nın okudu ve Tahran’daki yaşamını anlatan “Serüven-yı Aşk” isimli ilk yapıtını yazdı. Kısa müddette Şura-yı Devlet ve Sadaret Kalemi’ne yükselen Abdülhak Hamit, 1871 senesinde Fatma Hanım’la evlendi. Bu yarıyıl ilk şiirlerini yazmaya başladı.

1876 senesinde Paris Büyükelçiliği’nde İkinci Katipliğe atandı ancak iki sene sonra, gaddar bir hükümdara başkaldırıyı anlatan “Nesteren” isimli oyunu suratından vazifeden alındı. Ardından 1881‘de Gürcistan’daki Poti, 1882‘de Yunanistan’daki Golos ve 1883‘de Bombay Başkonsolosluklarına atandı. Yaşamındaki en ehemmiyetli vakalardan biri Bombay’dan dönerken uğradıkları Beyrut’ta eşi Fatma Hanım’ı kaybetmesi oldu. Bu vefatın tesiriyle şanlı şiiri “Makber“i yazdı.

1886 senesinde Londra Büyükelçiliği’ne Başkatip olarak atandı. Burada kaldığı zaman içinde ikinci eşi Nelly ile tanıştı ve evlendi. 1895 senesinde Lahey elçiliğine getirildi. Ardından kısa bir zaman sonra Brüksel’e atamayı çıktı. Eşinin rahatsızlanması üzerine 1900‘da İstanbul’a döndü.

1911 senesinde ikinci eşi Nelly’nin vefatından sonra, burada Cemile Hanım ile evlendi. Ancak bu konutluluk 20 gün kadar sürebildi. 1912‘de Belçika asıllı Lüsyen Hanım’la evlendi. İstanbul’da iken Meclis-i Ayan azası olan Abdülhak Hamit Tarhan, 1920‘de İstanbul’un işgal edilmesi ile beraber Viyana’ya kaçtı.

Viyana’da zahmetli günler geçiren yazarı, Ankara Hükümeti geri getirmek için gayretlere başladı. İstanbul’a Hükümet sayesinde döndükten sonra Maçka’da bir konuta gerleştirildi ve kendisine ücret bağlandı. 1928‘de İstanbul Milletvekili seçildi ve 12 Nisan 1937‘de İstanbul’da ölüm edenek den bu misyonu sürdürdü. Naaşı Zincirlikuyu’ya defnedildi.

Batılılaşmanın en büyük adlarından olan Abdülhak Hamit Tarhan, “Şair-i Azam” olarak öğrenilirdi. Yaşamının büyük bir kısmını yurtdışında geçirmiş ve Avrupa Edebiyatı’ndan oldukça etkilenmiştir. Kaidelere uymayan, Batı edebiyatında gördüğü her yeniliği, Türk Edebiyatı’na da getirmiş ve “Divan Şiiri”nin tamamlayıcılarından olmuştur. Sanatından romantik öğelere ağırlık vermiştir. Vezin, yetere ve dile pek önemsememiş, lirizmi ön tasarıya çıkarmıştır.

Tanzimat sonrası tam nezaketi ve politik devrimleri edebiyatına katmıştır. İlk yapıtlarında Tanzimat ekolünün tesirinde kalmış, daha sonra Batı edebiyatını daha yakından tanıyınca banal edebiyattan tamamen parçalamıştır.

YAPITLARI

Şiir:
Sahra 1879
Ölü 1886
Hacle 1886
Bir Sefilenin Hasbihali 1886
Bâlâ’dan Bir Ses 1911
Validem 1913
İlham-ı Vatan 1918
Tayflar Geçidi 1919
Ruhlar 1922
Garâm 1923

Reyin:
İçli Kız 1874
Sabr ü Sebat 1875
Duhter-i Hindu 1875
Nazife yahut Feda-yı Hamiyet 1876, 1919
Tarık yahut Endülüs Fethi 1879, 1970
Eşber 1880, 1945
Zeynep 1908
Serüven-yı Aşk 1910
İlhan 1913
Tarhan 1916
Finten 1918, 1964
İbn Musa 1919, 1928
Yadigar-ı Harb 1919
Hakan 1935

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0