h Dolar 12,4902 %3.08
h Euro 14,1202 %3.08
h Altın (Gr) 712,56 %3,27
h Bitcoin 676870 %-3.62262
a İmsak Vakti 02:00
a
Av. Jinju

Av. Jinju

04 Ekim 2021 Pazartesi

Leyle ile Mecnun 2. Bölüm İzle

Leyle ile Mecnun 2. Bölüm İzle
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kırık olan yapıştırılır,
Bozuk olan tamir edilir,
Unutulanlar da bir daha asla hatırlanmaz.


Macera kaldığı yerden devam ederken Yavuz’un parası Erdal Bakkal’ın bakkalını ve evini almaya yetmeyecektir.
Çünkü Nurten’in anıları paraya galip gelecektir, 1 milyon dolara.
Fakat satılık bir ev daha vardır. İskender meteliğe kurşun atarken Mecnun’un Leyla’yı nişanlısından ayırmak için büyük bir planı vardır.
Dedenin sakladığı sır Mecnun’un merakını iyiden iyiye cezbetse de, dedenin bu sırrı açıklamaya hiç niyeti yoktur.
Akıl oyunları, kelime şakaları ve bitmeyen heyecanıyla Leyla ile Mecnun Yeniden Exxen’de.

Leyle ile Mecnun İkinci Bölüm İzle

Devamını Oku

Leyle ile Mecnun Geri Döndü- Leyla ile Mecnun 1. Bölüm İnceleme

Leyle ile Mecnun Geri Döndü- Leyla ile Mecnun 1. Bölüm İnceleme
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Leyla ile Mecnun’un yaratıcılarından “Leyla ile Mecnun”

Ah ah. Bir L&M müdavimi olarak Exxen çekimini taze izleyip gözyaşları içinde analiz yapmak istedim. Öncelikle TRT 1’deki versiyonu izlemeyenler boşuna buradan başlamasınlar. Çünkü onlara bu hikaye çok kopuk gelecektir. Erdal Bakkalı, Yavuz’u, İsmail Abi’yi tanımayanlar, onların bize kattıklarını bizden götürdüklerini, bize yaşattıklarını asla anlayamazlar. Önce oturup tüm sezonları bitirin. Sonra gelin yanımıza.

Öncelikle ben Burak Aksak’ın çok çok umutsuz bir şekilde bu senaryoyu yazdığına inanıyorum. Zamanında sonunu bilmediği bir işe başladı. Onun için şaşırtıcı bir şekilde adeta bir destana dönüştü. Sonra ne olduğunu anlayamadan bitirdiler. Zirvede bırakmak zorunda kaldı.
Şimdiyse bir medya patronu nedeni bilinmez tekrar istedi Leyla ile Mecnun’un hayatımızda olmasını. Olmuş mu derseniz, bence şahane olmuş. Belki bir dizi olarak değil ama hayatımızdaki eksik kalan o boşluğu tamamlamak için geri döndü. Bu sayede belki Burak Aksak da mutludur.

İlk bölümü izlerken bende uyanan his hep Burak’la alakalıydı. Hep ondan bir parça gördüm. Dosto’nun Yavuz’a senaryo götürmesi, inanmasa da yayınlanacağına… Bu sırada İsmail Abi’nin bu diziden uyarlamaları, Dosto’ya sorması.
Kaan’ın influencer olması, Yavuz’un medyanın ve diğer her şeyin patronu olması… Anlatılmaz ki ya, bilmeyene anlatılamaz.

Dizi kaç yaş aralığı için düşünüldü bilinmezken, belki de ufak yaş grubunun daha çok sahiplenmesi mi senaristi böyle mutsuz etti? Eğer mutlu olacaksa ben 35 yaşındayım.

Bir de Erdal’ın Nurten’in değil de başka birinin mezar taşında ev kurması… O mezar Nurten’e ait değil denilince “Ben Nurten’in adını mezar taşında görürsem yaşayamam” demesi. Ahhh ahhh. O efsane müzikler…
Ali Atay’ın adeta kendiymişçesine oynaması Mecnun’u.


Bilmiyorum çok yoğun duygularla izledim. Önyargılarım vardı. Olur mu olmaz mı diye.
Gerçekten olmuş. Gerçekten çok özlemişiz. İyi ki geri döndün. İyi ki vardın bir zamanlar…

Devamını Oku

Enfes Yoğurt Çorbası Tarifi

Enfes Yoğurt Çorbası Tarifi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yoğurt Çorbası: nam-ı diğer uyuyan güzel.
Belki de en çok sevilen ve en çok nefret edilen bir çorba tarifiyle karşınızdayım sevgili risk sever dostlarım. Neden mi? Çünkü içindeki tereyağlı nane karışımı, dosta huzur düşmana korku salıyor. Çocuğu olan olmayan her evde haftada en az 2 kere yapıldığına bahse girerim ama kanıtlayamam. Çocuklu evlerde ise her gün yendiğinden neredeyse eminim.
Tarifi tamamen deneme yanılma yoluyla bulduğumu siz değerli yoğurt çorbası sever okuyuculara bildirmekten şeref duyarım. Akılda tutması da yapması da çok kolay. Haydi bakalım malzeme listesine göz gezdirin.
Ölçülerim ufak boy klasik çorba tenceresi için uygundur.

Malzemeler

  • 1 yumurta sarısı
  • 1 yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 türk kahvesi fincanı pirinç, bulgur ya da erişte nasıl isterseniz
  • Tencereyi dolduracak kadar su
  • Tuz
  • 2 tatlı kaşığı Nane
  • 1 yemek kaşığı Tereyağı

Yapılışına Buyrun

Öncelikle tencereyi suyla dolduruyoruz. Ağzına kadar değil. Ama dolmaya yakın.
Daha sonra yıkadığımız pirinç, bulgur ya da erişteyi içine koyup kaynamaya bırakıyoruz.
Bu esnada yoğurt, un ve yumurta sarısını iyice bulamaç haline getiriyoruz. Unun topaklanmaması için tel çırpıcı kullanmakta bir beis görmüyorum.
Su kaynayıp pirinçler şişince, unlu yoğurtlu karışımı yavaşça ekleyip, hızlıca karıştırıyoruz. Yine tel çırpıcı kullanalım ki, yoğurdumuz kesilmesin.
Kaynamaya yakın tuzu göz kararı ekleyelim. Herkes kendi damak tadına göre tuz eklesin anacım. Sonuçta ben sizin ne oranda tuzlu sevdiğinizi bilemem.
Tereyağında naneyi bir fokurdatıp, kaynayan çorbamıza ekleyelim. Altını kapatalım.

Yoğurt çorbamızı hem sıcak hem soğuk servis edebiliriz.

Deneyen elleriniz dert görmesin. Afiyetle yiyiniz. <3

Devamını Oku

Focus Film İnceleme

Focus Film İnceleme
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kısa kısa diziler izlemeye alıştıkça film izlemek zorlaşıyor. Yirmi dakikalık bir bölüm diziden sonra oturup 150 dakika filme odaklanmak çok zor. Bu nedenle son zamanlarda film seçerken türünden, konusundan, oyuncularından önce süresine bakar oldum. Beni sıkmayacak, vaktimi boşa harcıyormuşum hissi uyandırmayacak filmler arıyorum. Kısa olsun benim olsun diye izlediğim birkaç film hayal kırıklığı yaşattı. Ama nihayet aradığım filmi buldum: Focus!

Focus 2015 yapımı, Will Smith ve Margot Robbie’nin başrollerini paylaştığı Amerikan polisiye komedi-drama filmi. Will Smith zaten oynadığı her filmde bize gurbette hemşehrimize rastlamış gibi bir yakınlık hissettiriyor. Margot da son zamanlarda oynadığı kaliteli yapımlar, oyunculuğu ve güzelliği ile kalbimizde taht kurmuş durumda. Her iki oyuncuyu da ayrı ayrı yapımlarda izlemek çok keyifli. Bir de aynı sahneyi paylaşmalarını izlemek seyir keyfini ikiye katlıyor.

Acemi dolandırıcı Robbie, usta dolandırıcı Smith’ten kendisine işi öğretmesini istiyor. Smith bakıyor bu kızın geleceği parlak, gel diyor, beraber dolandıralım. Ancak kader yollarını ayırıyor. Yıllarca görüşmüyorlar. Ardından bir operasyon bu ikiliyi yeniden bir araya getiriyor. Tabi tüm bunlar yaşanırken gördüğümüz ufak tefek dolandırmalar, yan kesicilikler, iddialar, tezgahlar çok güzel. Sihirbazlar Çetesi izler gibi. Ama daha yalın, daha net.

Filmin en güzel kısmı aksiyonun hız kesmemesi. Dolandırıcılığı fiilen gösterdikleri sahneler zaten kendini izletiyor. Ama bunun yanında diyalog içeren sahneler dahi insanı sıkmıyor. Bu konuşmaların süresi tam kararında. Gereksiz sahne ve diyalog sayısı yok denebilecek kadar az. Her sahne çok kıymetli, çok eğlenceli.

Film boyunca kafamı kurcalayan tek bir soru vardı. Will Smith bu yaşta böyle görünmeyi nasıl başarabiliyor? Bu yaşta bir insan evladı nasıl bu kadar yakışıklı ve fit kalmaya devam edebilir? Darısı tüm beylerin başına!

FOCUS FİLMİNİ NETFLIX’TEN İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN!

Devamını Oku

El Inocente İzliyorum, Şantaj Değil!

El Inocente İzliyorum, Şantaj Değil!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

El Inocente olan orijinal ismi neden ve nasıl şantaj diye çevirdin sevgili Netflix Türkiye? Tamam dizi içeriğinde şantaj da var ama orijinal isim El Inocente yani “Masum”ken gerek var mıydı gerçekten bu değişikliğe? Zaten Masum diye yerli dizimiz var, değişiklik olsun istedik diyorsan benim daha söyleyecek hiçbir lafım yok!
Geçtiğimiz günlerde Müthiş bir İspanyol filmi izlemiştim: Contratiempo! Bu film de Türkçeye “Görünmeyen Misafir” olarak geçirmişiz. Üstelik bu kez film içeriğinde bile yok görünmeyen bir misafir. Her neyse, o filmi o kadar beğendim ki (iki kere izledim) oyuncularını stalkladım bol bol. Ama bir de ne göreyim, Contratiempo’nun üç başrolü, El Inocente’de de başrol. Sanırım İspanya’da bir oyuncu kıtlığı baş göstermiş. Fakat itirazım yok, böyle başarılı oyunculuklara can kurban! Eee Av. Jinju bu fırsatı kaçırır mı? Başladım izlemeye.

Öncelikle bu 8 bölümlük bir mini dizi. Harlan Coben’in Türkçeye yine Şantaj diye çevrilen kitabından uyarlanmış. Ayy Harlan Coben hala yaşıyormuş ve gayet de gençmiş biliyor muydunuz? Nedense ben çoktan ölmüştür gözüyle bakıyordum adama. Ayıp.

Diziyi nereden başlayıp nasıl anlatsam bilmiyorum. Çünkü çok karışık. Bir bar kavgasında yanlışlıkla ölüme neden olan avukat Matt var. Saçlarını gözünün önünden çekmemesiyle bende kaşıntılara nenden olan, dinlendirici gözlüklü karısı var. Avukat, erken göçen kardeşi var. Güven vermeyen bir rahibe var. Asuman Krause ve Larissa Gacemer karışımı çakma bir rahibe var. Ceketine aşık olduğum saçlarından nefret ettiğim bir dedektif var. Dedektiften beter sevimsiz cibilliyetsiz bir özel ekip var. Dani’nin anne ve babası var. Yahu ne oluyor, bunlar kim, ne alaka, biz nereye geldik derken ikinci bölüm son sahne ile olaylar arasındaki ilişkiyi çözmeye başlıyoruz. Ama ne çözmek! Bir olay çözülüyor üç düğüm atılıyor.

Eleştirmeden Olmaz

Spoiler deryasına dalmamak adına dizi konusu, içeriği hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Ancak sevmediğim karakterleri gömmekten de geri duracak değilim.
Matt bir avukat. Hapse girmiş çıkmış tabiri caizse feleğin çemberinden geçmiş bir adam. Ama buna rağmen dünyanın en masum hatta boş yüzüne sahip. O kadar tepkisiz, ifadesiz bakıyor ki olaylar karşısında. MAvi bir ekran adeta. Neler yaşıyorsun, bir sinirlen bir üzül. Yok. Bomboş bir yüz.
Matt’in karısı ilk bölümde çok itici gelmişti ama sonradan sevdim. Ağlamaları dahi çok gerçekçiydi. Ablamızın fiziği de düşman çatlatır.
Dedektif Ortiz on santim topuklulularla olay yerine giderek, ceset inceleyerek, özel suçlar birimine kafa tutarak göz bebeğim oldu. Ah bir de giydiği ceketlerden bulabilsem! Ortiz’in yer aldığı sahneleri izlerken içimdeki Hakan Akkaya’yı, Ivana Sert’i durduramadım. Kıyafetlerine bayılıp saçlarından nefret ederek geçti sekiz bölüm.

Daha önce hiç Harlan Coben okumamıştım ama sadece bu diziyi izleyerek ne kadar müthiş bir kurgu gücüne sahip olduğunu gördüm. Onlarca gizem, onlarca soru işareti varken dizi bittiğinde tüm sorulara cevap buldum. Ve tamamı da mantıklı cevaplar! Taşların yerlerine oturmasını severim.

Bu güzel dizi ile İspanyol sinemasına olan ilgim arttı. Benzeri muhteşem yapımlarda görüşmek üzere!

Devamını Oku