h Dolar 7,7520 %-0.07
h Euro 9,2101 %-0.07
h Altın (Gr) 418,87 %0,15%
h Bitcoin 400420 %5.66776
h Ethereum 13844.9 %10.24521
a İmsak Vakti 05:56
İstanbul 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Yu Hua – Yaşamak Üzerine

Yu Hua yaşasaymış da yazdığı dönemde kendi ülkesinde yasaklanan bu kitabın şimdilerde tüm dünyada nasıl sükse yaptığını görebilseymiş keşke! Önce kitap yasaklanmış sonra filmi çekilmiş ve film de yasaklanmış. İnsan hayret ediyor. Yasaklanan ne? Sadece gerçekler. Yu Hua kitabında sadece Çin’de yaşanan gerçeklerden, komünizm öncesinden ve komünizm geldikten sonra buna ayak uydurma sürecinden bahsediyor. İnsanlara bu acıları çektirmek serbest ama acılardan bahseden kurmacalar üretmek yasak ha, tmm pki. Komünizm gelecek diye önce evleri dolaşıp kap kacak ne varsa topluyorlar. Yemekler artık yemekhaneden, doya doya yiyin diyorlar. Hazıra dağ dayanmadığını görünce biz vazgeçtik gidin şehirden kap kacak satın alın kendi yemeğinizi kendiniz yapın diyorlar. Yeni getirilen sistemin yarım yamalak tasarlanmasının acısını halk çekiyor. Tanıdık geldi mi?

İçeriğe Dair

Fugui isimli baş karakterimiz Çin’de yaşayan bir toprak zengininin torununun torunu. Her evlat babasının mirasını azaltarak oğluna devretmiş. Nihayet sıra Fugui’ye geldiğinde ortada miras filan kalmıyor. Elinde avucunda ne var ne yoksa kaybediyor. Artık akıllanıp ailesine dört elle sarılmaya karar verdiğinde başına gelmeyen kalmıyor. Zorla askere alınıyor, askerden döndüğünde hükümet değişiyor, komünizm geliyor, geçiş süreci sıkıntıları, yoksulluk, hastalık, acılar ve ölümler peşini bırakmıyor Fugui’nin.

Hayran Kaldım!

Etkileyici içeriğe rağmen benim asıl ilgimi çeken anlatım. Ben bu kitabı bu zamana kadar okumadığım için ne kadar pişmanım, daha önce okumuş olmayı ne kadar isterdim anlatabilmemin imkanı yok. Keşke 200 sayfacık değil 2000 sayfa olsaydı da günlerce okusaydım dedim. Karşımda hoşsohbet bir arkadaşım varmış da onu dinliyormuşum, o anlattıkça ben mutlu oluyormuşum gibi. Hiç sıkılmadan, bıkmadan, zevk alarak okudum bitirdim. Bu yazarın marifeti olduğu kadar çevirmenin de marifeti olsa gerek. Bahar Kılıç da bundan sonra Çin Edebiyatından eserler okurken mutlaka adını arayacağım bir çevirmen olacak.
Yeni ve kaliteli kitaplarda görüşmek dileğiyle.

Alıntılar

Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar.

İmparator bir parça kuru ekmek için dilense bile hala imparatordur.

Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bir şey değildir.

Birini zor durumdan kurtarabilirsin, fakat yoksulluktan asla!

Ellerimle kapattım toprağı üzerine, küçük taş parçalarını ayıkladım. Taşlar değerde canını acıtır diye korkuyordum.

İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebi atma.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0