h Dolar 7,7246 %-0.54
h Euro 9,1527 %-0.54
h Altın (Gr) 420,77 %0,60%
h Bitcoin 417550 %9.6144
h Ethereum 14258.18 %8.43124
a Öğle Vakti 13:20
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
STERBEN

STERBEN

26 Aralık 2020 Cumartesi

Ratched 1. Sezon Dizi İnceleme – SPOİLER İÇERİR

Ratched 1. Sezon Dizi İnceleme – SPOİLER İÇERİR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ratched Netflix’te şimdilik tek sezonuyla yayımlanmış, büyük beklenti yaratan ama maalesef bu beklentileri karşılayamayan “hoş” bir dram dizisi.
Diziye ismini veren Ratched, başrolü oynayan hemşiremiz Sarah Paulson’ın soyadından geliyor, Mildred Ratched.

One Flew Over the Cuckoo’s Nest filmindeki hemşireden esinlenilerek yaratılan Mildred, güzel arabasıyla Kuzey Kaliforniya’ya gidip bir akıl hastanesinde çeşitli alavere dalavereyle kendini işe aldırıyor ve tabii hem hastanede hem de oda tuttuğu pansiyonda ilginç ilişkiler kuruyor. Dostları ve düşmanları, genelde düşmanları oluyor. Bu sırada neden bu hastanede iş bulabilmek için saplantı derecesinde istekli olduğunu, geçmişinde neler yaşadığını, gelecekten neler beklediğini ve bu uğurda neler yapıp nelerden vazgeçebileceğini görüyoruz Ratched’ın.

Karakterlerle Bakış

Birinci sezonun ilk birkaç bölümü çok etkileyiciydi. Ratched’ın her sinsi hareketinde “vay be kadına bak” demekten kendimi alamıyordum ama bölümler ilerleyip de Gwendolyn’le muhabbetleri ilerledikçe sıkılmaya başladım. Gwen’den hoşlanıyor. Gwen’i tersliyor. Gwen küsüyor. Ratched gönlünü alıyor. Gwen’den hoşlanıyor. Gwen’i tersliyor. Döngü sürekli kendini tekrar ediyor ve o kadar antipatik bir ilişki ki, diziye olan ilgimi törpüledi durdu. Gwen de sevimsizin teki. Evli ve kocası var. Kocası gay, kendi de lezbiyen. Bunlarla hiçbir problemim yok fakat Ratched’a saplantılı şekilde tutulması ve uzun uzun yaptıkları bayık muhabbetler benim normalde hiç tercih etmeyeceğim bir şeyi yapmama, ileri sarmama neden oldu. Puanım -3.

Ratched’ın hastaneye giriş sebebi olan Edmund Tolleson adlı üvey kardeşini ise Finn Wittrock canlandırıyor. Edmund’un hastaneye yatırılma sebebi de 5 rahibi öldürdüğü için akıl hastası zannedilmesi. Fakat bu bir oyun ve bu oyunda Ratched’ın da rolü var.

Alice Englert’in canlandırdığı hemşire Dolly karakteri ise tehlikeli erkeklerle yatmaya bayılan bir karakter. Edmund’u gördüğü anda saplantı haline getirip çeşitli yollarla kendine aşık ediyor. Dolly’nin sonu geldiğinde Edmund mu ruh hastası yoksa Dolly mi kesinlikle bariz ortada.

Hastanedeki doktoru gözüm bir yerden ısırdı durdu, Jon Jon Briones bu rol için biçilmiş kaftan gibi. Bakışı duruşu tam bir çatlak doktor. Karaktere puanım 10.

Judy Davis’in canlandırdığı hemşire Betsy Bucket karakteri de dizinin temasına uygun tam bir ruh hastası. Ne yapacağı asla belli değil. Müdürüne aşık ve onun her söylediğini yapabilecek bir karaktere sahip. Dizide iyiliğe mi kötülüğe mi hizmet ettiği belli olmayan bir karakter.

Sophie Okonedo Charlotte rolüyle harikaydı. Yer yer Split filmini hatırladım onu izlerken. Karakter değişimleri, bir anda farklı bir role bürünmesi çok etkileyiciydi. O kadını dolaba tıkmayacaktın doktor, bunu hak etmemişti…

Sharon Stone’un canlandırdığı Mrs. Osgood ve oğlunu gördüğümüz sahnelerse çok eğlenceliydi. Bayan Osgood’ın yaşam tarzı, oğlunun başına gelenler, oğlunun intikamını alması ve özellikle oğlunun kendi intikamını almasını izlemek çok keyif vericiydi. Gwen karakteri olmasa on numara diziyken şu anda puanım yalnızca 6.

İlk 3 bölümü çok iyi gitmesine rağmen 4. Bölümden itibaren birbirinin aynı bölümleri izlemeye devam ediyoruz. Tamamen hayal kırıklığı ve boşa geçen zaman olarak değerlendirdiğim bu dizi çok sıkıcı ve tekdüze. Hikayesi aşırı zayıf olan bir çok klişe karakter barındırıyor. Kısaca özetlemek gerekirse hemşire Ratched ve üvey kardeşi Edmund arasında gelişen bir çok olay ve yapılan bir çok planlarla şekillenen sıkıcı ve bence basit bir hikayesi bulunan bir dizi. Değişik bir şey beklerken bunu önüne sunmaları gerçek bir hayal kırıklığı. Dizi izlediğim en kötü dizi olabilir. Puanım 4/10!

Devamını Oku

Neksflikse Rakip! Karşınızda: Exxen!

Neksflikse Rakip! Karşınızda: Exxen!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Acun Ilıcalı’nın Exxen adlı platformu bir hayli merak konusu. Nihayet çıkış tarihi ve yayınlanacak yapımlar belli olmaya başladı. Exxen platformu 1 Ocak 2021 tarihinde meraklıları için ulaşılabilir olacak.

Acun Ilıcalı’nın bir süre önce dijital bir platformla ilgili projeleri olduğu ortaya çıkmıştı. TV8’de yayınlanan Survivor programının bitişi ile başlayan youtuberlar ve çeşitli alanlardan ünlülerle görüşmeleri sosyal medyada merak konusu olmuştu. Geçtiğimiz günlerde ise Acun platformu resmen açıklamıştı. Exxen, Netflix veya BluTv gibi dijital bir platform olacak. Tamamen internet üzerinden yayın yapacak olan bu platformun ismi Ali Taran tarafından bulunmuş. 1 Ocak itibariyle yayına başlayacak platformda yer alan yapımlarda ise bir hayli güçlü isimler bulunuyor.

Exxen’de yer alacak yapımlardan bazıları:

Şeref BeyŞeref Bey :Haluk Bilginer ve Şükran Ovalı gibi isimlerin yer aldığı 10 bölümlük bir dizi olacak. Yönetmenliğini ise Onur Ünlü yapacak.

  1. Konuşanlar

Youtube’dan tanınan Hasan Can Kaya’nın yönettiği bir stand up tarzı gösteri. Bir hayli güldürücü fakat belaltı şakaların havada uçuştuğu bir program. Hasan Can’ın Youtube’da bu kadar yükselmişken Exxen’e geçmesiyle büyük bir takipçi kitlesi kaybettiği de gözlendi.

2. Şeref Bey

Haluk Bilginer ve Şükran Ovalı gibi isimlerin yer aldığı 10 bölümlük bir dizi olacak. Yönetmenliğini ise Onur Ünlü yapacak.

3. Gibi

Feyyaz Yiğit ve Kıvanç Kılınç’ın yer aldığı “KOMEDİ’’ dizisiymiş. –miş, çünkü Feyyaz Yiğit ve komedi epey uzak iki kelime. Hayatı boyunca tek bir tipleme ile yoluna devam edecek olması üzücü. Yeteneksizlikten nefret ediyorum.

4. Tolgshow Filtresiz

Bunun için Exxen’e abone olunur işte. Tolga Çevik’in Exxen’e geçmesi bazı kafalarda soru işareti bıraksa da –dostum adam ağzına geleni rahatça söyleyecek çünkü internet ortamı- bu yapım bence Exxen’i taşıyacak.

5. Sihirli Annem

Acun Ilıcalı’nın kızı Melisa Ilıcalı sayesinde yeniden ekranlara fakat bu sefer internet üzerinden ekranlara dönen dizi. Tabi eski tadı olacak mı merak konusu. Ah çocukluğum…

6. Zeynep Bastık ve konukları

Bla, bla ve bla…

7.Kirli Çamaşırlar

Orkun Işıtmak’ın sunacağı bir eğlence programı.

8. Enis Arıkan

Kendi isminle talk show hımm…

9. Garaj

Doğan Kabak ve Ferhat Albayrak tarafından sunulacak ve araba tutkunlarına hitap eden bir program. Tofaşk’çılar lütfen uzak durun.

10. Akıl Oyunları

Yetenek Sizsiniz’e sihirbazlar olarak gelen Burak ve Kıvanç çiftinin bu programda yapacakları illüzyon gösterisiyle seyircinin karşısına çıkmaları bekleniyor.

11. Öğrenci Evi

Gençlik dizisi. (meh)

12. Masterchef Junior

Yabancı yapımların iliğini kurutan Acun Ilıcalı’dan yine bir yabancı rapım replikası.

13. Kral Şakir

Bunu bari çocuklara bıraksaydın be adam!

14. Katarsis

Youtube’da yayınlanan ve güya psikoterapi olmayan psikoterapi.

15. Yetiş Zeynep

Null

16. Ayak Tenis

Acun Ilıcalı’nın olduğu yerde Ayak Tenisi Fetişi de vardır. Yine ünlü insanların çıplak ayaklarını görcez.

17. Vahşi Şeyler

Nurgül Yeşilçay’ın oynadığı bir dizi.

18. O Adam Oldun Mu?

Sosyal medyanın her mecrasından fırlayan Ali Biçim ve Mesutcan Tomay’ı burda görmemek olmazdı.

19. Fight Clup

Bol ter kokulu bir yapım. 100 dövüşçüyü bir adaya atmışlar 1 tanesi canlı çıkacak falan filan.

20. Nasıl Zayıflarım

Avatar Atakan’ın Şef Türev Uludağ’a zayıflamak için mentorluk yaptığı bir program. Bu harbi meraklısına.

21. Astrolojik Şifreler

No Comment.

Kısıtlı bir bütçeyle açılan bu platformun biz de önü açık olmasını diliyoruz. Kaliteli yapımlara yer vermesini ve güzel işlere imza atması belki uluslararası bile olabilecek bir program olması bizi sevindirecektir. Umarım bu başarıları yakalarlar. Son olarak platform ilk haftasında ücretsiz olarak yayınlanacak. İkinci haftadan itibaren çeşitli paketler ve tarifeler şeklinde ücretlendirilecektir. Henüz ücreti konusunda bir bilgi verilmedi. Hepinize iyi eğlenceler, iyi seyirler!

Devamını Oku

Xiaomi Redmi Note 9 Pro Telefon İnceleme:

Xiaomi Redmi Note 9 Pro Telefon İnceleme:
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Xiaomi’den dünya çapında başarılar duymaya alışık olduğumuz şu günlerde, akıllı bilekliği Mi Band 5’ten de oldukça memnun kaldıktan sonra bir de Xiaomi telefon deneyeyim dedim ve koşa koşa gidip bir tane aldım. Bu yazıda sizlere yalnızca kendi tecrübelerime dayanarak bazı teknik özelliklerden ve fikirlerimden bahsedeceğim.

Teknik Özellikler

Xiaomi, Redmi Note 9 Pro model telefonunda özellikle batarya anlamında benzersiz işler çıkarmış. 5020 mAh kapasiteli bataryası türünün en iyilerinden. Normal kullanımda 2 gün hiç şarja takmadan geçirebileceğiniz bu telefonda eğer elinizden düşürmezseniz 1 tam gün size yetebilecek kapasite mevcut. 30 W şarj cihazıyla ise telefonunuzu hızlıca şarj edebilir ve keyfiniz bölünmeden kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. 6.7 inç IPS LCD ekrana sahip olan Redmi Note 9 Pro 1080×2400 Full HD+ çözünürlüğü sayesinde dev ekranda capcanlı videolar izleme imkanıyla da harikalar yaratıyor. Ayrıca videoları tam ekrana alarak çerçevesiz sonsuz ekran görünümü elde edebiliyorsunuz. Ekranı ne kadar ellerseniz elleyin parmak iziniz kalmıyor. Çizilmeye de dirençli camıyla epey sağlam diyebiliriz. 64 megapiksele kadar çıkan arka kameraları size profesyonel bir çekim kalitesi sunuyor. 16 megapiksel ön kamerası ise harika selfieler çekmenizi sağlar. Cihazımız 6 gb ram’e sahip. İşlem hızı sizi kesinlikle mutlu edecek.

Ben ne düşünüyorum?

Teknik özellikleri becerebildiğim kadarıyla size aktarmaya çalıştım. Şimdi size kendi deneyimlerimden bahsedeceğim. Bu telefona sahip olmadan önce iPhonedan başka telefon kullanmayan iOs’a tam anlamıyla bağlanmış biriydim. Yükselen telefon fiyatları ve yavaşlayan, bozulmaya yüz tutmuş telefonum beni araştırmaya itti. Çevremde bir çok Xiaomi kullanıcısı olduğu için ben de artık fikirlerimi değiştirmemin doğru olacağını düşündüm. Redmi Note 9 pPo hem fiyatıyla hem özellikleriyle benim dikkatimi çekmişti. Kullanım esnasında telefondaki detayların teknik özelliklerinden daha güzel olduğunu gördüm. Aldığımdan bu yana günde 1 veya 2 günde bir şarja koyuyorum. Artık dizilerimi, filmlerimi telefonumdan izliyorum. Ekran bölündüğü için aynı anda iki uygulamaya ulaşabiliyorum. Güvenlik olarak da hem parmak izi hem de yüz tanıma sistemi mevcut. Açma düğmesi cihazı en kolay tutabileceğiniz yerde olduğu için sorun yaşamıyorsunuz. Cihazın eksi bir yönü varsa o da biraz ağır olması. Eğer telefonunuz eskidiyse kesinlikle nitelik ve fiyat olarak seçeceğiniz telefon bu olmalı. Kullanın kullandırtın 😀

Devamını Oku

Assassin’s Creed Odyssey’ye Bakış

Assassin’s Creed Odyssey’ye Bakış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Assansin’s Creed serisiyle milyonlarca oyuncuyu yakalamış olan Ubisoft’un yeni çıkacak Valhalla adlı oyununa günler kalmışken Odyssey’e bakmamak olmaz. Yeni oyunun heyecanı oyuncular üzerinde etkili olmuşken serinin oynanış olarak en zengin oyunu olduğunu düşündüğüm Odyssey’i hatırlama amaçlı oynadım.

2 Ekim 2018 çıkış tarihli Odyssey çok farklı oynanışıyla ve hikayesinin tüm Assansin’s Creed evreninin başlangıcını anlatmasıyla serinin en önemli oyunlarından biri. Seneler içinde bize çeşitli oynanış mekaniklerini sunan Assansin’s Creed oyunlarının en dikkat çekeni tartışmasız Odyssey’dir. Odyssey harika tasarlanmış açık dünyası ve çok çeşitli dövüş mekanikleri içeren ve Ubisoft’un çıkarmış olduğu bence en güzel oyundur. Bir Assansin’s Creed fanı olarak Odyssey’yi tek geçerim! Antik Yunan’da geçen ve harika mekan tasarımlarına sahip olan Odyssey bizi hikayesiyle de sürüklüyor. Kassandra veya Alexios ile başlangıç yapabileceğiniz Odyssey sizi 150 küsür saatlik oyun süresiyle epey doyuracaktır.

İnceleme

Odyssey oynarken sadece haritada gezmek isteyebilir ve muhteşem Antik Yunan topraklarında harika zamanlar geçirebilirsiniz. Antik yapıların neredeyse birebir yansıtıldığı oyunda hiçbir şey yapmadan bile saatler geçirebilirsiniz. Kefalonya’da başladığımız hikayemiz savaş içerisinde olan Attika ve Sparta arasında yapacağımız seçimlerle zenginleşiyor. Seçtiğiniz karakterinizle bu iki devlet arasında bir paralı asker olarak oynuyorsunuz. Stratejiniz ve seçimleriniz sizin oynanıştaki en büyük yardımcınız. Becerilerinizi üç farklı beceri ağacında zenginleştirebilir, isterseniz okçu, isterseniz savaşçı, isterseniz de sessiz bir suikastçı olarak ilerleyebilirsiniz. Kassandra seçmenizi öneririm. İçerik olarak epey zengin bir oyun. Harika bir açık dünyası ve mükemmel yan görevleri zevkinizi doruğa ulaştıracak. Normal görevlerin yanı sıra antik yaratıklarla da dövüşebileceğiniz boss savaşları mevcut. Ayrıca zengin içerikli DLC’leriyle de Yunan tanrılarıyla birebir muhatap olabilirsiniz. Ayrıca söyleyeyim dedemiz Leonidas.

Valhalla’nın çıkışından önce eğer oyun ihtiyacınız varsa kesinlikle gözden geçirmeniz gereken bir oyun. Bizzat kendim 200 saatin üzerinde oynadım. Hiç bıkmadan oldukça keyifli vakitler geçirebileceğiniz Odyssey bence oyun dünyasında bir başyapıt.

 

İyi oyunlar dilerim.

Devamını Oku

Türk Siyasal Tarihine bakış: CHP ve Demokrat Parti ilişkisi

Türk Siyasal Tarihine bakış: CHP ve Demokrat Parti ilişkisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1924 ve 1930 da çok partili hayata geçmeye çalışan Türkiye başarılı olamadı ve tek partili hayatın devamı süresince ve özellikle 1930’dan sonra, Cumhuriyet Halk Partisi devlet ile özdeşleşmeye başladı. 1937’de parti ilkeleri de anayasaya girince CHP neredeyse devlet olarak adlandırılabilirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüyle beraber İsmet İnönü devrin büyüklerini bir araya toplayarak oluşabilecek çok başlılığı engellemek adına girişimlerde bulundu ve büyük ölçüde de başarılı oldu.

Demokrat Parti’nin kuruluşu

Takip eden yıllarda II. Dünya Savaşı’nın da etkisiyle Türkiye ekonomisi iyice kötü bir sürece girdi. Üretim kırsaldaki gençlerin askere alınmasıyla ciddi derecede düştü. Öte yandan büyük toprak sahipleri ise adeta kendilerine ait bir piyasa oluşturdu. Enflasyon ve hayat pahalılığı artınca ülkede işler kötü gitmeye başladı. Çözüm olarak ortaya konan Varlık Vergisi Kanunu ile halk ağır vergilerle karşı karşıya kaldı. Bu durum kent burjuvazisinin hedefini iktidara çevirmesine yol açtı. Söz konusu olaylar sonucu halk muhalefet saflarına geçmeye başladı.

II. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle demokrasinin zaferiyle sonuçlanan bir döneme girildi ve Türkiye’de zaten uzun süredir öne çıkan demokrasi isteği ise en üst noktaya ulaştı. 1945 bütçe görüşmelerinde Celal Bayar, Adnan Menderes gibi isimler bütçeye ret oyu verdiler ve Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşmeleri sırasında da muhtelif tartışma yaşandı. Bu yasanın görüşüldüğü günlerde Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan, CHP Grubu’na Dörtlü Takrir adlı bir önerge verdiler. Önerge ülke ve parti yönetiminde özgürlükçü bir anlayış içeren düzenlemeler yapılmasını öngörüyordu. Ancak Dörtlü Takrir reddedildi (12 Haziran 1945). Bunun üzerine, Menderes ve Köprülü o günkü Vatan Gazetesi’nde Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına karşı o güne değin örneğine rastlanmayan sertlikte yazılar yazmaya başladılar. Partiden ihraç edilen yahut istifa eden birçok isim oldu Celal Bayar da önce milletvekilliğinden ve daha sonra da partiden istifa ederek 1 Aralık 1945’te parti kuracaklarını açıkladı. İnönü’den de alınan destekle 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti kuruldu.

 

Demokrat Partinin programı iki esas çevresinde şekillenmişti: Liberalizm ve demokrasi. Cumhuriyet Halk Partisinin ekonomik olarak ülkeyi kötü hale sokmasından dem vurularak devletçilik ilkesini eleştirdiler. Halk Demokrat Parti’yi daha önceki acı deneyimleri yaşamayacaklarına inanarak büyük kitleler şeklinde geçiş yaparak destekledi. Buna rağmen Demokrat Parti girdiği ilk seçimi kaybetti.

Türk halkının yeni seçimi

14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimde Türkiye’de artık bir devrin sonu geldi ve Cumhuriyet Halk Partisinin tek parti dönemi sona erdi. 1923’ten beri Türkiye’yi yöneten Cumhuriyet Halk Partisi artık iktidarı halkın oyuyla Demokrat Partiye bıraktı. Bu “Demokrasi Zaferi”nin ardından Celal Bayar cumhurbaşkanlığına getirildi. Böylece İsmet İnönü ana muhalefet lideri olarak yerini aldı. Hükümette bulunduğu süre zarfında Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisine göre daha hoşgörülü ve yumuşak bir yönetim anlayışıyla halkı kucakladı. Radyoda yayınlanması yasak olan dini yayınlar ve mevlitlerin yasakları kaldırıldı. Ezan tekrar Arapça şeklinde okunmaya başlandı. Ayrıca yapılan ekonomik çalışmaların da ülkeyi rahatlatması sonucunda Demokrat Parti yönetimi büyük başarı elde etti.

Değerlendirme

Tüm bunlardan yola çıkarak, Demokrat Partinin, Mustafa Kemal’in vefatının ardından tek partili sistem ile hüküm süren Cumhuriyet Halk Partisinin otoriter yönetim ve yasakçı rejimine karşı çıktığını, önceki dönemlerde mevcut olmayan yenilikçi çalışmalara imza attığını, halka karşı tutumu ve diğer her yönüyle Cumhuriyet Halk Partisinin devamı olmaktan ziyade kendi temelleri üzerinde yükselen bağımsız bir parti olduğunu söyleyebiliriz. Cumhuriyet Halk Partisi devletçilik ilkesini benimseyip ekonomi üzerindeki müdahalesini üst düzeylerde tutmuşken Demokrat Parti daha ılımlı bir tavır sergileyerek piyasayı daha serbest kılmıştır. Liberal ve demokratik kimlikleriyle yeni kurulmuş olmalarına rağmen birçok insanı etkileyip iktidara gelebilmişlerdir. Cumhuriyet Halk Partisinin yarattığı tek parti algısını yıkmış ve vatandaşları demokrasiyle tanıştırmışlardır.

Devamını Oku